Hangi Kolajen Kullanılmalı?

  • Eklenme Tarihi : 17.12.2019
  • Düzenlenme Tarihi : 10.01.2020
  • Okunma Adedi : 6

Hangi Kolajen Kullanılmalı?

İnsan vücudunda en bol bulunan, sert, çözünmez ve lifli bir protein olan kolajen; kemik, kas, deri ve tendonlarda yer alır. Vücut yapısının sağlam kalabilmesi için adeta bir iskelet görevi görür ve cildimiz başta olmak üzere kıkırdak ve kemiklerin şeklini ve işlevini korur. Üç aminoasit zincirinden yapılmış bir sarmaldır ve vücudumuzdaki protein içeriğinin yüzde 30’unu oluşturur. Son yıllarda besin takviyesi olarak pek çok kişi tarafından tercih edilen kolajenin en az 28 farklı türünün tanımlandığını biliyor muydunuz? Bunlar içinde özellikle Tip I, II ve III vücudumuzun ihtiyacı olan proteinleri oluşturuyor ve tüm türlerin neredeyse yüzde 80-90’ı Tip I, II ve III’ten oluşuyor.

Kolajen kullanımı denince akla en çok bu üç tip gelmeli. Özellikle Tip I’in vücutta en yaygın tür olduğunu söyleyebiliriz ki bu da saçlar, cilt, tırnaklar ve tendonlar için önerilir çoğunlukla. Sağlık için pek çok faydası bulunan Tip I, özellikle derinin yapısal bileşenlerinden biridir, cildin onarılması ve yenilenmesi için elzemdir. Tip II için ise biraz daha uzmanlaşmış diyebiliriz. Bu tip, kıkırdağın ana bileşenidir ve bu sebeple kıkırdak ve eklemlerin sağlığı için çok faydalıdır. Üçüncü tip olan Tip III, genellikle vücutta Tip I ile birlikte bulunur ve cildin elastikiyetini sağlar. Bu sebeple kolajen takviyesi kullananlar ciltleri, saçları, tırnakları ve kasları kemiğe bağlayan tendonlarının sağlığı için Tip I ve Tip III’ten, eklem ve kıkırdak sağlığı için Tip II’den maksimum faydayı görürler. Tüm bunların yanında kronik yaralar ve yanıklar için de büyük fayda sağlar. Kolajen kullananlar ya da kullanmaya yeni başlayanlar özellikle hangi türe ihtiyaçları olduğunu bu tipleri inceleyerek anlayabilirler.

Kolajen Takviyesi Kaç Yaşında Kullanılır?

Cildimiz 20 yaşından sonra her yıl yaklaşık yüzde 1 daha az kolajen üretmeye başlar. Bu yüzden yıllar geçtikçe derinin yapısal bütünlüğü azalır, cilt yaşlanır ve elastikiyeti azalır, kırışıklıklar oluşur, eklemler zayıflar, kas yoğunluğunda azalma olur ve kemikler çok daha kırılgan hale gelir. Kadınlarda menopoz sonrasında kolajen sentezinde önemli bir düşüş görülür. Yaş ilerledikçe cilt yaşlanması ve eklem ağrılarının önüne geçebilmek için özellikle 30’lu yaşlardan sonra kolajen takviyeleri kullanılması tavsiye edilmektedir.

Alınacak Kolajen Miktarı Alacağınız Sonucu Etkiler

Kolajen miktarının vücutta azalması sadece yaşla da ilgili değil. Özellikle dikkatsiz beslenme, çağımızın sorunu olan stresle başa çıkamama, sigara ve güneş gibi zararları artık kesinleşmiş bir takım faktörler de bu proteinin azalmasına yol açıyor. Bu durum insanlara ciltte kırışmalar ya da kemik ve eklem ağrıları olarak geri dönüyor. Yapılan araştırmalar, düzenli alımda eklem ağrılarının hissedilir ölçüde azaldığını ve kas kütlesinde artış sağlanabildiğini gösteriyor. Bu sebeple düzenli olarak ya kolajen içerikli besinlerden ya da yutulabilir veya içilebilir takviyelerden faydalanabilirsiniz. Son yıllarda özellikle içilebilir kolajen kullananlar, günlük olarak aldıklarında ciltlerinin yapısında değişim gördüklerini, ciltlerinin daha nemlendiğini belirtiyor. Ama içilebilir kolajen ürününü başka bir içecek veya yiyecekle karıştırmamalısınız. Belirtmekte fayda var, ürünün kalitesi, yaşa göre kullanım miktarı, ondan alacağınız fayda üzerinde çok etkili.